Hükümetin son yıllarda iş hayatındaki kadınların çocuk sahibi olmasını destekleyici adımlar atmasına rağmen, veriler doğum oranlarında kalıcı bir toparlanma yaşanmadığını ortaya koyuyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sık sık dile getirdiği “üç çocuk” çağrısı kamuoyunda farklı tartışmaları beraberinde getirirken, uzmanlar konunun siyaset üstü ve stratejik bir mesele olduğuna dikkat çekiyor.
Gaziantep’te doğurganlık hızı kritik sınırda
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2024 verilerine göre Gaziantep’te toplam doğurganlık hızı 2,11 olarak açıklandı. Bu oran, nüfusun kendini yenileyebilmesi için gerekli olan 2,10 eşiğinin hemen üzerinde yer alıyor.
Uzmanlar, Gaziantep’in şu an için Türkiye ortalamasının üzerinde görünmesine rağmen, şehirleşme, sanayi yoğunluğu, yaşam maliyetleri ve değişen aile yapısı nedeniyle riskli bir sürece girdiğini vurguluyor.
Gaziantep neden kritik iller arasında?
Gaziantep;
Güçlü sanayi ve ihracat altyapısı
Türkiye’nin en büyük OSB’lerinden biri
Yoğun genç ve çalışan nüfus
İç ve dış göç alan dinamik yapısı
nedeniyle nüfus yapısındaki değişimlerden doğrudan etkilenecek illerin başında geliyor.
Uzmanlara göre doğurganlık hızının düşmesi halinde Gaziantep’te:
İş gücü arzı azalacak
Sanayide eleman bulma sorunu büyüyecek
Sosyal güvenlik ve emeklilik yükü artacak
Uzman uyarısı: “Gaziantep yaşlanabilir”
İstanbul Medeniyet Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cenk Beyaz, Gaziantep gibi üretim merkezleri için tehlikenin daha büyük olduğuna dikkat çekti:
“Gaziantep bugün genç ve dinamik bir nüfusa sahip gibi görünse de, eğer bu doğurganlık eğilimi korunamazsa 10–15 yıl içinde yaşlı nüfus oranı hızla artacaktır. Bu da sanayi, emeklilik sistemi ve bakım hizmetleri açısından ciddi maliyetler doğurur.”
Emeklilik ve sosyal güvenlik baskısı artacak
Beyaz’a göre doğurganlık hızının düşmesiyle birlikte çalışan nüfusun, yaşlı ve çocuk nüfusu taşıma yükü artacak. Bu durumun Gaziantep’te:
Emekli maaşları
Sağlık harcamaları
Yaşlı bakım hizmetleri
üzerinde ciddi baskı oluşturacağı ifade ediliyor.
“Gaziantep yoksul yaşlanma riskiyle karşı karşıya”
Doç. Dr. Cenk Beyaz, Gaziantep için en kritik tehlikelerden birinin refah seviyesi yeterince yükselmeden yaşlanma olduğunu vurguladı:
“Gaziantep Almanya veya Japonya gibi zengin yaşlanan bir toplum değil. Eğer bu süreç kontrol edilmezse, ‘yoksul yaşlılık’ dediğimiz durumla karşılaşabiliriz.”
Göç ve demografik dönüşüm Gaziantep’i değiştirebilir
Uzmanlara göre nüfusu canlı tutmak için planlı göç politikaları gündeme gelebilir. Bu durum Gaziantep’te:
Belirli mahallelerde yoğun yabancı nüfus
Kültürel dönüşüm
Sosyal uyum sorunları
gibi yeni dinamikler doğurabilir.
Gaziantep’te hangi alanlar risk altında?
Sağlık sistemi
Yaşlı nüfus arttıkça kronik hastalıklar artacak
Sağlık personeli ihtiyacı büyüyecek
Eğitim
Öğrenci sayısı düşebilir
Okul kapatmaları ve öğretmen fazlalığı gündeme gelebilir
Ekonomi ve sanayi
İş gücü azalır
Üretim düşer
İç pazar daralır
Konut sektörü
1+1 ve 1+0 dairelere talep artar
Aile tipi konutlara ilgi azalır
Ulusal güvenlik
Askerlik çağındaki nüfus azalabilir
Gaziantep neden hâlâ yüksek doğurganlığa sahip?
Uzmanlara göre Gaziantep’te doğurganlık hızının Türkiye ortalamasının üzerinde olmasının nedenleri:
Geleneksel aile yapısının hâlâ etkili olması
Kırsal kökenli nüfus
Akrabalık bağlarının güçlü olması
Ancak kentleşmenin hızlanmasıyla bu avantajın hızla eriyebileceği belirtiliyor.
Uzmanlardan çözüm önerileri
Doç. Dr. Hatice Budak’a göre modern yaşam, bireycilik ve konfor arayışı çocuk sahibi olmayı zorlaştırıyor:
“Gaziantep gibi şehirlerde de kariyer, bireysel özgürlük ve ekonomik kaygılar çocuk sayısını doğrudan etkiliyor.”
Uzmanlara göre çözüm için:
Kreş ve bakım destekleri
Esnek çalışma saatleri
Doğum izinlerinin artırılması
Konut ve eğitim destekleri
kaçınılmaz hale geldi.
Gaziantep için uyarı: Avantaj hızla riske dönüşebilir
Uzmanlar, Gaziantep’in bugün avantajlı görünen nüfus yapısının, doğru politikalar uygulanmazsa kısa sürede büyük bir riske dönüşebileceği konusunda uyarıyor.
Kaynak: KentHaber27.com