Şahin, savaşın ilk gününden itibaren yaşanan gelişmelerin yalnızca askeri değil siyasi, psikolojik ve jeopolitik sonuçlar doğurduğunu belirtti.

Şahin’e göre savaşın ilk saatlerinde İran’ın Minab kentinde bir okulun vurulması ve çok sayıda kız çocuğunun hayatını kaybetmesi küresel kamuoyunda derin bir infiale yol açtı. Bu olayın uluslararası vicdanı etkilediğini belirten Şahin, “Savaşın daha ilk saatlerinde oluşan bu tablo, küresel kamuoyunda ABD ve İsrail’in ciddi bir meşruiyet kaybı yaşamasına neden oldu” dedi.
Milletvekili Şahin, saldırıların İran iç siyasetinde de beklenenin tersine bir sonuç doğurduğunu ifade ederek, “Saldırıdan önce seküler kesimlerle rejim yanlıları arasında ciddi bir gerilim vardı. Ancak dış müdahale İran toplumunu kendi içinde birleştirdi” değerlendirmesinde bulundu.
İran’ın dini lideri Ali Hamaney’e yönelik saldırı ve rejim tartışmalarının da farklı bir sonuç doğurduğunu belirten Şahin, bu tür gelişmelerin yalnızca İran’da değil dünya genelindeki Şii topluluklarda da güçlü bir dayanışma duygusu oluşturduğunu söyledi.
Şahin ayrıca İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma ihtimalinin küresel ekonomide ciddi türbülans yarattığını vurguladı. Bu gelişmenin dünya enerji piyasalarını doğrudan etkilediğini belirten Şahin, sorumluluğun uluslararası kamuoyunda büyük ölçüde ABD ve İsrail’e atfedilmeye başlandığını ifade etti.
ABD iç siyasetinde de önemli tartışmaların başladığını dile getiren Şahin, özellikle yaklaşan seçimler bağlamında Donald Trump yönetimine yönelik eleştirilerin arttığını belirtti. Şahin, Amerikan kamuoyunda İsrail’in ABD dış politikasındaki etkisinin daha açık şekilde sorgulanmaya başlandığını söyledi.
Körfez ülkelerinin ise savaşın ortasında sıkışmış bir tabloyla karşı karşıya kaldığını ifade eden Şahin, bölgedeki ABD askeri üslerinin güvenlik açısından beklenen korumayı sağlayamadığının görülmesinin bu ülkelerde ciddi bir stratejik sorgulama başlattığını dile getirdi.
Avrupa kamuoyunda da dikkat çekici bir dönüşüm yaşandığını belirten Şahin, özellikle İspanya başta olmak üzere bazı Avrupa toplumlarında İran’a yönelik sempati oluşurken İsrail’e yönelik eleştirilerin arttığını söyledi.
Şahin ayrıca İran’ın müttefikleri olarak görülen Çin ve Rusya’nın süreç boyunca sergilediği temkinli ve sessiz tutumun da uluslararası kamuoyunda dikkat çektiğini ifade etti. Bu durumun söz konusu ülkelerin müttefikleri arasında yeni bir tartışma başlatabileceğini belirtti.
Savaşın uzaması halinde bölgedeki dengelerin daha da karmaşık hale gelebileceğini dile getiren Şahin, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Uzayan bir savaş İran’ı içeride daha fazla konsolide edebilir. Buna karşılık ABD ve İsrail için hem bölgesel hem de küresel ölçekte siyasi maliyetlerin artması mümkündür.”
Şahin, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
“En iyisini dilemek gerekir ancak en kötü senaryoya da hazırlıklı olmak gerekir. Diplomasi ve müzakere kanallarının yeniden devreye girmesi bölge ve dünya barışı açısından hayati önem taşımaktadır.”
Kaynak: KentHaber27.com
Editor : Amatörce Gazetesi


