Ekonomi

MTSO Başkanı Çelik'ten Sanayi Alanları Master Planı değerlendirmesi

Mardin Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hatip Çelik, düzenlediği basın toplantısında hem İran merkezli savaşın bölge ekonomisine etkilerini hem de yeni Sanayi Alanları Master Planı kapsamında GAP illerinin kapsam dış?

MTSO Başkanı Çelik'ten Sanayi Alanları Master Planı değerlendirmesi
04-03-2026 15:36

Mardin Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hatip Çelik, düzenlediği basın toplantısında hem İran merkezli savaşın bölge ekonomisine etkilerini hem de yeni Sanayi Alanları Master Planı kapsamında GAP illerinin kapsam dışında bırakılmasını değerlendirdi. Çelik, GAP illerinin yeni sanayi planlamasında açık ve somut biçimde gözetilmemesi halinde üretim dengesinin batıya kayacağını ve bölgenin yeniden göç veren bir yapıya sürükleneceğini söyledi.

“Kalıcı Barış En Büyük Temennimiz”

Toplantıda İran’da altıncı gününe giren çatışmalara da değinen Çelik, savaşın bir an önce sona ermesi ve bölgede kalıcı barışın tesis edilmesi temennisinde bulundu. İran’ın Mardin ihracatında son dönemde yükselen bir pazar haline geldiğini hatırlatan Çelik, özellikle lojistik sektörünün İran hattında ve İran üzerinden Türk Cumhuriyetleri’ne uzanan ticaret ağında önemli bir ivme yakaladığını ifade etti.

Çatışmaların uzamasının Mardinli ihracatçılar, lojistik firmaları ve sınır ticaretine dayalı işletmeler üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirten Çelik, “Bizler istikrarın, barışın ve ticaretin hâkim olduğu bir coğrafya istiyoruz. Bölgesel huzur, ekonomik kalkınmanın en temel şartıdır” dedi.

Mega Endüstri Bölgeleri Kararına Tepki

16 Ocak 2026 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sanayi Alanları Master Planı kapsamında 13 ilde 59 bin hektarlık alanda 16 “Mega Endüstriyel Bölge” kurulmasının öngörüldüğünü hatırlatan Çelik, planın Marmara’daki sanayi yükünü iç kesimlere kaydırma ve bölgeler arası gelişmişlik farkını azaltma hedefi taşıdığını belirtti.

Ancak yeni Mega Endüstri Bölgelerinin büyük ölçüde İç Anadolu hattında kümelendiğine dikkat çeken Çelik, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun üretim planlamasının dışında bırakılmasının bölgesel eşitsizliği derinleştireceğini savundu. “Aksi halde üretim dengesi batıya kayarken, bölge bir kez daha emeğini ve sermayesini dışarıya kaptıran bir coğrafyaya dönüşme tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır” ifadelerini kullandı.

Çelik, teşvikte 5. ve 6. Bölge illerinin “Mega Endüstri Bölge” kapsamına alınması ve özel kalkınma projeleri geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

“Teşvik Sistemi Yetersiz Kaldı”

2002-2024 dönemine ait teşvik uygulama sonuçlarına değinen Çelik, mevcut sistemin bölgeler arası kalkınmışlık farkını kapatmada yetersiz kaldığını söyledi. 1. Bölge’nin toplam teşviklerden yüzde 41 pay alırken, 6. Bölge’nin yalnızca yüzde 5 pay aldığını belirten Çelik, 1. ve 2. Bölge illerinin toplam yüzde 61 pay aldığına, 5. ve 6. Bölge’nin ise yaklaşık yüzde 10 seviyesinde kaldığına dikkat çekti.

Bu tablonun beyin, emek ve sermaye göçünü hızlandırdığını ifade eden Çelik, yeni planlamanın mevcut dengesizliği daha da artırma riski taşıdığını dile getirdi.

“Deprem Tek Başına Kriter Olamaz”

Plan savunulurken deprem riskinin öne çıkarıldığını belirten Çelik, Doğu ve Güneydoğu’daki birçok ilin 2. ve 3. derece deprem kuşağında yer aldığını, buna karşılık Mega Endüstri Bölgesi ilan edilen bazı illerin de benzer veya daha yüksek risk grubunda bulunduğunu söyledi. “Deprem gerçeği elbette dikkate alınmalı; ancak tek başına bölgesel planlamayı belirleyen kriter olamaz” dedi.

“Yeni Ticaret Ekseni Orta Doğu”

Avrupa Birliği’nin Türkiye’nin dış ticaretinde önemli yer tuttuğunu ancak AB’nin farklı ülkelerle yaptığı serbest ticaret anlaşmalarının Türkiye açısından yeni pazar arayışını zorunlu kıldığını belirten Çelik, Irak ve Suriye’nin Doğu ve Güneydoğu illeri için stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı.

Bölge illerinin ihracatının yaklaşık yüzde 50’sinin Irak ve Suriye’ye yapıldığını ifade eden Çelik, Habur ve Nusaybin sınır kapılarına yakınlığın önemli bir avantaj olduğunu kaydetti. Suriye’de savaş sonrası yeniden inşa sürecinde Türkiye’nin rolüne dikkat çeken Çelik, sanayi stratejisinin bu jeopolitik gerçeklik doğrultusunda şekillenmesi gerektiğini söyledi.

Tarım ve Genç Nüfus Vurgusu

GAP Bölgesi’nin tarım ve hayvancılıkta güçlü bir potansiyele sahip olduğunu belirten Çelik, birçok üründe bölge illerinin Türkiye genelinde ilk 10’da yer aldığını ifade etti. Küçükbaş ve büyükbaş hayvancılıkta da bölgenin önemli paya sahip olduğunu dile getiren Çelik, genç nüfusun başka sanayi merkezlerine göç etmesinin tarım ve hayvancılığı sekteye uğratabileceği uyarısında bulundu.

Bölgenin limanlara erişim mesafesinin de rekabetçi olduğunu belirten Çelik, İskenderun Limanı’na olan uzaklıkların sanayi ilan edilen illerle büyük farklılık göstermediğini söyledi. Ayrıca genç ve dinamik nüfus yapısının sanayi yatırımları için önemli bir avantaj sunduğunu ifade etti.

“Bölgeler Arası Fark Göçle Kapanmaz”

Sanayinin coğrafi dağılımının yalnızca üretim değil; nüfus hareketleri, ticaret ekseni ve ekonomik dengeler açısından da belirleyici olduğuna dikkat çeken Çelik, “Bölgeler arası gelişmişlik farkı göçle kapanmaz. Eğer yeni ticaret eksenimiz Irak ve Suriye ise, sanayi stratejisi de bu gerçeğe göre şekillenmelidir” dedi.

GAP illerinin genç nüfus potansiyeli, tarımsal altyapısı ve sınır ticareti avantajıyla üretime entegre edilmesi gerektiğini belirten Çelik, mevcut planın bu haliyle Doğu ve Güneydoğu’yu yeniden dışlama riski taşıdığını sözlerine ekledi.

Kaynak: mardinsoz.com


Editor : Amatörce Gazetesi
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ÇOK OKUNAN HABERLER