İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Burkay Güçyetmez, “İş kazaları kader değildir” diyerek iş cinayetlerine karşı mücadele çağrısında bulundu.
TMMOB tarafından 3 Mart’ın “İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Günü” ilan edildiğini hatırlatan Güçyetmez, Kozlu’da yaşamını yitiren maden emekçilerini saygıyla andıklarını belirtti.
“İşyerleri emekçilere mezar oluyor”
Aradan geçen 34 yıla rağmen iş cinayetlerinin önlenemediğini vurgulayan Güçyetmez, madenler, inşaatlar, tersaneler ve fabrikalarda gerekli önlemlerin alınmadığını ifade etti. Bilim ve mühendislik alanındaki gelişmelere rağmen işçi sağlığı ve iş güvenliği uygulamalarının aynı ölçüde ilerlemediğini belirten Güçyetmez, önlenebilir kazaların ölümlerle sonuçlandığını söyledi.
“Her yıl yaklaşık 2 bin işçi yaşamını yitiriyor”
Mevcut iktidar döneminde en az 32 bin işçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiğini ileri süren Güçyetmez, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun yürürlüğe girdiği tarihten bu yana ise en az 20 bin emekçinin yaşamını yitirdiğini ifade etti. Güçyetmez, her gün ortalama 6, yılda yaklaşık 2 bin işçinin iş cinayetleri sonucu hayatını kaybettiğini belirterek, bunun kader değil siyasi tercihler sonucu oluştuğunu savundu.
Denetim oranı yüzde 0,35
Türkiye’de 2 milyon 290 bin 160 işyeri bulunduğunu aktaran Güçyetmez, 2025 yılında bunların yalnızca 8 bin 161’inin iş sağlığı ve güvenliği açısından denetlendiğini, bunun da yüzde 0,35’e denk geldiğini söyledi. Bu oranın denetim mekanizmasının etkin işlemediğini gösterdiğini kaydetti.
Soma, Ermenek, Mecidiyeköy, Şirvan, Amasra ve diğer iş cinayetlerinin yaşandığı yerleri hatırlatan Güçyetmez, etkin denetim ve yaptırım uygulanmadığı sürece benzer acıların süreceğini dile getirdi.
“İşçi sağlığı kamusal sorumluluktur”
İşçi sağlığı ve güvenliğinin kamusal bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Güçyetmez, mevcut yasal düzenlemelerin işveren lehine şekillendirildiğini iddia etti. 6331 sayılı yasa ile iş güvenliği hizmetlerinin Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri (OSGB) aracılığıyla piyasaya devredildiğini savunan Güçyetmez, bu yapının uzmanların bağımsızlığını zedelediğini ifade etti.
Eğitimlerin yeterince verilmediğini ve ölçüm-denetim süreçlerinde özelleştirme nedeniyle zafiyet oluştuğunu belirten Güçyetmez, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin de iş cinayetlerinin yaygınlaşmasına katkı sunduğunu söyledi.
TMMOB olarak iş cinayetlerinin büyük bölümünün önlenebilir olduğunu belirten Güçyetmez, bilimsel ölçütlere dayalı, bağımsız ve kamusal bir işçi sağlığı ve güvenliği sistemi kurulması çağrısında bulundu. Açıklama, “İş cinayetleri sona erene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadeleriyle sona erdi.
Kaynak: KentHaber27.com
Editor : Amatörce Gazetesi