İsrail Savunma Kuvvetleri (Tsahal) tarafından yapılan değerlendirmelere göre, İran’daki askeri hedeflere yönelik operasyonlar bugüne kadar yoğun bir hava harekâtıyla sürdürüldü. Operasyonların başladığı günden bu yana yaklaşık 2 bin 600 savaş sortisi gerçekleştirildi ve 150 ayrı saldırı dalgasında yaklaşık 6 bin 500 mühimmat kullanıldı. Bu saldırıların büyük bölümünün İran’ın balistik füze altyapısını hedef aldığı bildirildi.
Mobil Füze Rampaları Aktif
İsrail askeri kaynakları, İran’daki balistik füze rampalarının yüzde 60’tan fazlasının etkisiz hale getirildiğini iddia ederken, sahadaki riskin tamamen ortadan kalkmadığını özellikle vurguluyor. Yetkililere göre İran’ın farklı bölgelerinde yaklaşık 200 mobil füze rampası hâlâ aktif durumda bulunuyor ve bu sistemlerin tespiti için operasyonlar sürüyor. İsrail tarafı, bu rampaların özellikle sürpriz saldırılar açısından ciddi bir risk oluşturmaya devam ettiğini belirtiyor.
İsrail ordusunun verdiği bilgilere göre bugüne kadar İran’da 550’ye yakın askeri hedef ile 200 civarında rejim hedefi vuruldu. Bu hedefler arasında balistik füze sistemleri, hava savunma bataryaları ve komuta-kontrol merkezleri yer alıyor. İsrail askeri yetkilileri, yürütülen operasyonların amacının İran rejimini kısa vadede devirmek olmadığını, ancak İran’ın askeri kapasitesini uzun vadede zayıflatacak koşulları oluşturmak olduğunu ifade ediyor.
Gerilimi artıran gelişmelerden biri de İran dini liderinin ofisinde önemli bir isim olan Ali Asgar Mir Hejazi’ye yönelik gerçekleştirildiği öne sürülen saldırı oldu. İsrail kaynakları Mir Hejazi’nin İran’daki karar alma mekanizmasında kritik bir rol oynadığını belirtirken, saldırının sonucu hakkında henüz net bir açıklama yapılmadı.
Balistik füze ve insansız hava aracı saldırılarına devam
Tahran yönetimi ise İsrail’in açıklamalarına karşılık vererek, ülkenin askeri kapasitesinin büyük ölçüde ayakta olduğunu savunuyor. İranlı yetkililer, İsrail’e yönelik balistik füze ve insansız hava aracı saldırılarının sürdüğünü ve bazı füzelerin İsrail’de askeri noktaları hedef aldığını ileri sürdü. İran tarafı ayrıca saldırıların devam edeceğini belirterek, İsrail’i “bölgesel istikrarı tehlikeye atmakla” suçladı.
İran’dan fırlatılan füzelerin sayısında son günlerde kısmi bir düşüş olduğu belirtilse de İsrail’de alarm durumu sürüyor. İsrail’de hava savunma ve erken uyarı sistemlerinin akşam saatlerinden sabaha kadar aralıklarla devreye girdiği bildirildi. İsrailli yetkililer, İran’ın füze kapasitesinin hâlâ iç cephe için tehlike oluşturduğunu dile getiriyor.
Savaşın ikinci cephesi ise Lübnan sınırında yaşanıyor. İsrail ordusu, Hizbullah’a ait askeri altyapıya yönelik saldırılarını yoğunlaştırmış durumda. İsrail kaynaklarına göre Lübnan’da bugüne kadar yaklaşık 500 hedef vuruldu. Bu operasyonlarda 170 füze rampası, Hizbullah’ın elit birliklerinden Radwan gücüne ait 65 nokta ve 40 komuta-kontrol merkezi hedef alındı.
Beyrut’ta bazı askeri karargâh ve altyapı noktalarının ağır hasar aldığı belirtilirken, İsrail ordusu şehirde geniş çaplı yıkıma yol açacak saldırılardan özellikle kaçındığını ifade ediyor.
Öte yandan İsrail’in kuzey cephesinde askeri hazırlıklar da artırılmış durumda. Kuzey Komutanlığı’nın sınır hattında üç tümen konuşlandırdığı, bir tümenin ise yedek güç olarak hazır tutulduğu bildiriliyor. Tanksavar ve havan saldırılarını engellemek amacıyla çok katmanlı savunma hatları oluşturulduğu belirtiliyor.
Bölgedeki askeri hareketlilikte ABD’nin rolü de dikkat çekiyor. Amerikan donanmasına ait USS Gerald Ford uçak gemisinin İran’a yönelik operasyonlara destek verdiği öne sürülürken, bu durum çatışmanın uluslararası boyutunu daha da görünür hale getiriyor.
Tüm bu gelişmeler, İsrail’in İran’dan gelebilecek yeni saldırılara karşı teyakkuz halinde olduğunu ortaya koyarken, uzmanlar İran’ın sahip olduğu mobil füze kapasitesi nedeniyle bölgedeki güvenlik riskinin kısa vadede ortadan kalkmasının zor olduğuna dikkat çekiyor.
Kaynak: mardinsoz.com
Editor : Amatörce Gazetesi


