Şahin, yaptığı değerlendirmede Orta Doğu’da yaşanan gelişmelerin enerji yolları, nükleer dengeler ve küresel güç rekabeti açısından yeni bir kırılma sürecini tetiklediğini belirtti.
Çatışmanın farklı küresel aktörlerin stratejik hedefleri doğrultusunda şekillendiğini ifade eden Şahin, “ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaş artık iki devlet arasındaki askeri gerilimin ötesine geçmiş durumda. Bölge, küresel güçlerin kendi stratejik ajandalarını tahkim etmeye çalıştığı bir satranç tahtasına dönüşmüş durumda” dedi.
İsrail’in güvenlik perspektifinin oldukça geniş bir coğrafyayı kapsadığını dile getiren Şahin, Tel Aviv yönetiminin Orta Doğu’dan Güney Asya’ya kadar uzanan alanda kendisine tehdit oluşturabilecek nükleer ve konvansiyonel askeri kapasiteyi ortadan kaldırmayı stratejik hedef olarak gördüğünü ifade etti.
ABD’nin bölgedeki temel önceliğinin İsrail’in güvenliğini sağlamak ve Orta Doğu’daki siyasi, askeri ve ticari etkisini korumak olduğunu belirten Şahin, Washington yönetiminin aynı zamanda giderek artan Çin nüfuzunu sınırlamayı hedeflediğini söyledi.
Rusya’nın ise gelişmeleri küresel güç rekabetinin bir uzantısı olarak değerlendirdiğini kaydeden Şahin, Moskova’nın Orta Doğu’daki krizi ABD ile yürüttüğü stratejik rekabette bir denge unsuru olarak gördüğünü belirtti. Şahin, “ABD’nin Ukrayna’yı Rusya için Avrupa’nın Afganistan’ına dönüştüren stratejisine karşı Moskova’nın Orta Doğu’da İran’ı ABD’nin Ukrayna’sına dönüştürme arayışı içinde olduğu görülüyor. Bu stratejiyle Rusya’nın ABD’yi İran ve Orta Doğu sahasında uzun süre meşgul ederek yormayı, böylece Ukrayna cephesinde daha rahat hareket etmeyi ve uluslararası pazarlıklarda elini güçlendirmeyi hedeflediği değerlendiriliyor” ifadelerini kullandı.
Çin’in ise çatışmalardan uzak durmayı tercih eden kalkınma stratejisine rağmen süreci yakından izlediğini ifade eden Şahin, uzun süren ve belirsizliği derinleşen bir Orta Doğu krizinin ABD’nin küresel güç kapasitesini zayıflatabileceği yönünde değerlendirmeler yapıldığını söyledi.
Hindistan’ın ise gelişmeleri hem Çin ile rekabeti hem de Pakistan ile güvenlik dengeleri açısından değerlendirdiğini belirten Şahin, “Asya’daki güvenlik mimarisinde İsrail ile yakınlaşan Hindistan, bir yandan Çin ile rekabetini sürdürürken diğer yandan nükleer rakibi Pakistan karşısında stratejik avantaj arayışını da sürdürüyor” dedi.
Şahin, Orta Doğu’da yaşanan gelişmelerin yalnızca bölgesel dengeleri değil, aynı zamanda küresel güç dağılımını da etkileyecek sonuçlar doğurabileceğini sözlerine ekledi.
Kaynak: KentHaber27.com
Editor : Amatörce Gazetesi


